HAKİKATİME KANALLIK EDİYORUM

Hakikat bulunduktan sonra anlaşılması çok kolaydır, mesele onu bulabilmektir.

Galileo Galilei

Süper Dolunay ve Parçalı ay tutulmasının perileri bu sefer, 

“Size gerçeği anlatmak için uzun bir yoldan geldim” diyor!

Bunu duyunca ilk aklına gelen soru neye göre gerçek, kime göre doğru? oluyor, işte sır tam da orada! Sana göre olanı nasıl?

5 Mayısta doğan İkizlerin önündeki 1,5 yıldaki ismi Kader ve Özgür irade. 

Bu dolunay bu soruya bir başlangıç yapıyor, bundan sonraki yeni ay ve dolunay Yengeç ve Oğlak aksının kapanışı olacak, kalp ve yapmak yapmak, başarmak başarmak arasında kalple başarmak sırrını alabildin mi acaba bundan önceki 1.5 sene?

Tam da bu soru sorulmadan önce, senin kalbinin gerçeğini, ilahi hakikate bakarak ve senin ruhuna özel tanımlanmış hakikati kanalla istiyor dünyaya. 21 Haziranda tam da kalbine oturtabilmen için. Kalpten gelen, kalbe oturan.

Temel gerçeklerden biri hepimizin öğrenen öğretmenler olduğu. Öğretirken öğrendiğimiz, öğrenirken sorguladığımız o yerdeyiz. 

Soru sormak ikizlerden “özgür iradenin” gücü, sözle yaratan bir sihirbaz, ebedi gençlik, ilahi ilham, analitik zeka, araştıran, bilgileri toplayan ve mesaj iletici, postacı! 

İkizlerden “Kader” de teslimiyet, ilahi gerçeğe güvenmek, o büyük, edebi gerçeklik, inanmak ile ilgileniyor.

Tam da ne ola ki o büyük ebedi inanç dediğinde cevabı aramak için Yay hemen koluna giriyor, hemen yanı başında, gel Amazonda ruhunun gerçeğini aramak için bir maceraya atılalım diyor! Spirituel maceracı. Vizyonunu sürekli yenilemek istiyor!

Çünkü dualitenin olduğu bir dünyada, ruhunun bile iki dual arzu ile geldiği bu macerada, kaynaktan ayrılmak ve kaynağa dönmek mesele. Kendini bilmeden ve birey olarak biricikliğini onurlandırmadan, çeşitliliği onurlandıramazsın ve nihayi birliği kavrayamazsın.

Siyah-beyaz, gece- gündüz, maskulen- feminen olan bir dünyada gölgenden ayrıldığında sen tamamlanamazsın. 

Hakikati aramaya çıktığın yer tam olarak gölgelerinin en içi; Jung’un yol gösterdiği gibi, anlamak kötülüğü çözmeyecektir, ama en azından onun varlığına ve iyileşmesine yardımcı olacaktır. Tam da kötü diye tanımladığımız gölgelerimizin içinde hakikaten psişemizi iyi tanımakla yaklaşabileceğin bir yer.

Dolunayın sorusu Benim vizyonumu ve bilincimi aydınlatacak gerçeğin doğası ne?

Bana özel fısıldadıkları ne? 

Gerçeği öfkelendiklerinde, bastırdıklarında, kırıldıklarında, sakladıklarında ara! En çok bunlarla beraber o dolaplara giriyor gerçek. Ah bir açsan karıştırsan oraları, yaralarını, şifanın anahtarını tam da içinde bulacaksın. 

Ve ancak ondan sonra hakikatin, ilahi hakikatin kanalı olacak. 

Duruşun evrenle harmoni içinde olacak, bu gece filozoflarız, spirituel maceracılarız, ormanlara, karanlıklara, derinlere gerçeğimizi bulmak için uzun ve okyanuslar ötesi bir yolculuğa çıkıyoruz.

İçinde yaşayan balığın suyu tanımlayamayacağı gibi,  sudan çıkıp biraz uzaklaş, deniz ne demek anlamak için, ve Jung’un (Mars Yay) gösterdiği aksiyon planında olduğu gibi, çözüme ulaşabilmek için önce biraz yüksel kendinden bir gözlemci olarak, biraz geçmişe bak (SN Yay), çünkü ancak biraz zaman ve mesafe girdiğinde olayları tam olarak gözlemleyebilir ve anlayabilirsin. 

Tıkandığım yerler, vizyonunu genişletebilmek için seni tıkayan yerler, yanlış inançların, yanlış inanışların, bu böyle diye inanmakta ısrar ettiğin yerler nerede buluyorsun ve ışık tutmaya başlıyorsun, böylece hakikatin parlamaya başlıyor, böylece senin dimdik durduğun gerçeğin çıkıyor ortaya!

Artık o dolapta duran çıkmayan lekeleri olan t-shirtünün temizleyiciye girme vakti geldi. Tutulmaya kesin derece ile kare yapan MArs- Balık – ilizyonlarını bırakma vakti diyor! Hadi ayrıl o tutunduğun inançlarından, temizle ve yine de bir hayale tutun, bir hayale ilerle, bir hayalin de olsun kalbinde, temizlik yaparken o olmayacak diye kendine inandırdığın hayallerini de silme lütfen, sihirbaz ikizler yanımızda; yapabileceklerine inan, kalbine doğru gelen bilgiye inan, yollarını araştır ve ttaadaa işte orada!

Sonrasında 1,5 sene boyunca inandıklarını yaşayabilir, pratiğe indirebilir, libidona (yaşam enerjisi) kanallık edebilirsin. 

Bu kullandığım bilgilere dünyaya kanallık eden sevgili üstad Jeffrey Wolf Green’e şükranla! Güneş, Güney ay düğümü ve Mars Yay olarak hakikatine inanıp, gelen ilahi bilgiye güvenip, bunu bize kullanılabilir kıldığı için ve ruhsal yolculuğuma kusursuz çalışan bir şifa aracı koyduğu için önünde eğiliyorum.

Bu hakikati gören, tanıyan, yayma ateşiyle yanıp tutuşan kalbime teşekkür ederim.

Yoluna beni ortak ettiğin ve bu bilgiyi kalbinde benimle paylaştığın için sana teşekkür ederim. 

Sınırsızca seviliyoruz! Işığın ve doğanın gücüne inançla!Namaste! Seni, seviyorum. 

Görsel: Cosmic-collage

Pluto Retro;

Hayır diyebilmek büyütür insanı bazen.

Tıpkı 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkıp, verilen müfettişlik görevine hayır diyen ve bir milli mücadeleyi başlatan büyük Ata gibi!

Hayır demeyi bilmek gerekir.

Birlik yolunda her ruhun görevli olduğunu bilmek, her ruhun bir amacı olduğunu bilmek, ancak herkesin her yaptığını desteklememek gibi. Sınırlarını çizmek; Oğlak uzunca bir süredir bizi sınırlarımızla sınıyor.

Oğlak Pluto, kendi otoriten olabiliyor musun? Yeni bir başlangıç yapmaya hazır mısın?

Kendini güçsüz hissetmenin öncelikli sebebi genelde istediklerini yapamamak değil, istemediklerine hayır diyememektir.

Pluto Retro; hayır diyemediklerin gücünü tüketiyor olabilir mi?

Birbirini sevmek, bir arada olmayı gerektirmez. Seven her insan anlaşabilmek zorunda değildir. Aynı yere giden farklı yollar vardır, hepimiz iki arzuyla canım dünyadayız, biri kaynaktan ayrılmak, diğeri kaynağa dönmek. ve ikisi içinde o kadar farklı yol var ki;

Kendini bil!

Kendini tanı, sınırlarını bil ki, hiç olabilesin. Hiç olup “o”na karışabilesin.

her yolu kendi yolun yapmak zorunda değilsin, her insanla yanyana yürümek zorunda değilsin, herkesle ortaklık yapmak zorunda değilsin. 

Herkese saygı duyman gerek! Yaratılanı sevmen gerek, yaradandan ötürü.

Özün olmalı, sözün olmalı, önce bunlar kendi içinde birlik olmalı.

Yolunu, yarasını, deneyimini bilmeden yargılamamayı becerip, yargılamadığın haliyle onu seçmemen mümkün mü?

hangisi daha doğru, hangisi daha yanlış, hangisi daha şahane demeden, sadece kalbinden gelen koca bir evet sesine, kalbinden gelen güçlü bir hayır sesine güvenebilirsin, kimseyi etiketlemeden, onun yolunun da orada olduğunu bilerek.

Kimseyi kurtarmaya çalışmadan, kimse tarafından kurtarılmayı beklemeden.

Yolunda, destekleyerek, besleyerek, beslenerek, öğrenerek, öğreterek ilerlemeli. Hepimizin en sonunda AŞK ile buluşacağını bilerek, seçtiğimiz deneyimlerin hakkını vererek, özgür irade ile, tevekkül ile tekamüle ilerlerken, hem yanyana BİR, hem eşsiz ve sınırsızca BEN olmayı deneyimleyrek. 

Okyanusun o bir damlası, okyanusu okyanus yapan, birbirinden özel eşsiz damlalarının aynı evreni paylaşarak oluşturduğu o şifalı sıvı. 

Mucizelerden oluşmuş partiküllerin oluşturduğu o eşsiz bir nefes.

Engin, sınırsız okyanusun da bir sahilde sınıra vardığını ve karaya izin verdiğini hatırla. 

Herkesle ve her şeyle beraber olmak durumunda değilsin herkesle ve her şeyle bir olduğunu bilmek için.

sınırların olsun, karaya izin ver. Hayırların kalpten, net, itmeden, yargılamadan, kendine değer verdiğin yerden gelsin.

Kutsal olanı, kutsal olanını, kalbini korumak için gücünü geri al! Sınırlarını çiz.

Sınrısızca seviliyoruz, doğanın ve ışığın gücüne inançla, namaste! seni, seviyorum!